2017/02/04

FAİLATÜN FAİLÜN

                 

FAİLATÜN, FAİLÜN



Renklerin ve çiçeklerin dans ettiği yelkenli, hat yazıdan, altın nakışına...







Sağda solda gözüme çarpan hat yazılar yavaş yavaş yeni bir proje fikri oluşturmaya başlamıştı..

Bugüne kadar hat yazı temalı altın nakışları sadece, metal iplik, altın sırma ve çöp işinden ibaretti..

Daha değişik bir proje yapmak gerekirdi.. Dival örneklerinden kaçıp, renklerin, çiçeklerin dans ettiği bir hayal zihnimde..

 Zarif, kadınsı, biraz aşık, biraz pembe, biraz mor, biraz uçuş uçuş, biraz  altın, biraz yuvarlak,  
Biraz hayal, biraz gerçek..











İplikler madeira rayon.. Yani çamaşır ipeği..

Altın metal turtıllar malum, imitasyon japon ipliği..

İki yıl önce Kanada'dan internetten getirtmiştim..

Boncuklar ise Almanya'dan , arkadaşım Şenay getirdi..
pembeler, lilalar, morlar...
Tüm yaz boncuk taşıdı...
Ben bitirdim, o gene getirdi...
Rengarenk reyonların fotoğraflarını whatsapp dan gönderince.. aklımı kaçırıyor gibi hissetmiştim..
reyonlar sanki çiçek açmiştı... Renk renk.. 


Önce çizdim..








Pinterest esinlemek için harika bir platform... 
aşağıdaki çizimi gördüğümde, vuruldum, benim gemi ve yelkenli  serilerime renk katacaktı..

Araştırdım ancak bu çizimin sahibini bulamadım. Hat sanatı ile ilgili bir sitede var.. Ama kime ait bulmak mümkün olmadı..









Benim bu yelkenliyi çiçek ve renklerle doldurmam gerekiyordu..

Eskizi çizdim. ve birden içimden geldiği gibi sıraladım çiçek ve dalları..


















Aslında kafamda mavi ve tonlarının hakim olduğu bir resim vardı.. Ama çoğu zaman bir projeye başladıktan sonra, niyet ettiklerimle, uyguladıklarım, dikiş ve tekniklerim ilk fikirlerimden ayrılıyor ve ortaya bambaşka bir şey çıkıyor.



Ama hep böyle oluyor.. Hiç orijinal fikirlerime ve hayallerime sadık kalamıyorum.. 



İlk karar en doğru karar ama benim kararlar değişiyor sürekli..
Tabi sonuç olarak ortaya çıkan hiçbir şeyi beğenmemeye de devam ediyorum. Belki de ilk kararıma sadık kalmadığımdan, belki yolda giderken rota değiştirmemden. Belki de bazen üşenip, deneme ve  yanılmalardan sakınmalarımdan.. Belki de sevmesem de, o an yaptığımı sevmeye çalışmamdan.. Belki, belki,, belkiler çok.. 
Bıraktım bu durumla savaşmayı.. 










Aylardır bir çekmecede bekleyen gergefi nihayet kullanma şansım oldu.. 
Bunları kasnak demek istemiyorum nedense.. Kasnak da deniyor. Ama kumaşı mükemmel gerdikleri için gergef demeyi hakediyorlar..










Bu aslında masaya da tutturulabilen bir gergef.. Ama çok da kullanışlı değil..
Makara şeklindeki bu kilitler ne yazık ki, gergefi havada tutmuyor ve çöküyor. dolayısıyla sürekli sıkıştırarak yaşadım.




















Deseni kumaşa anahatlarıyla aktardım..

Metal tırtıl ve ipliklerle biraz planlama yaptım.



















Gergefin masada duruşunu merak ediyorsanız..





Ne yazık ki şikayet ettiğim gibi.. gergef istediğin noktada durmuyor.
Bu da beni daha komik  çözümler bulmaya itti.. Nasıl mı? 


KOMİK AMA GERÇEK ..






Baktım, olmayacak...

2 adet trestles alıverdim İkea'dan. 
Artık ellerim boşta çalışabiliyorum.

Gergefi koydum iki ayagın üztüne. Ortası boş.. istediğim kadar arayı açıp, kapatabiliyorum. gergefi, istediğim yöne çevirebiliyorum..


İnternette yaklaşık 500- 1.000 usdollar a satılan bu nakış çalışma masalarına alternatif geliştirmiş oldum...  üstelik sadece 250 tl ye.. 

Üzerine koyduğum lup da, tüm görme sorunumu çözdü...
Arada biraz bulantı yapabiliyor ama.. çok da sorun değil...
Zaten gözlerim olabilecek en feci düzeyde. artık çok da önemi yok.. yakın görme meselesinin...













Aklıma ne gelirse işledim.

Ne istediyse canım hepsini yaptım..

Her türlü ipliği malzemeyi birbiriyle eşleştirdim ve yakışan hepsini biraraya getirdim..

Taktım, takıştırdım kumaşa..









Yeşillerin her tonu , pembelerin her tonu,, boncukların en küçükleri..
hepsi burada bir arada..
Bazı yapraklar yeşil bazıları altın, hiç bir kuralı yok..
Kural istemiyorum. bıktım kurallardan, sıkıldım yapılması gerekenlerden..
ben kuralsızca, sıkılmadan canım ne isterse onu yapmak istiyorum..










Sıçrayan su dalgalarını  morun tonlarıyla, tohum işi olarak çalıştım.. 
Açıktan koyuya punch işi gibi dursun istedim aslında. Çok hoşuma gitti bu sıçrayan sular..









































Her şey iyi hoş da, bu metal iplik ve tırtılların maliyeti gittikçe artmaya başladı. Döviz hareketleri benim hobi maliyetlerimi arttırıyor.

Bu duruma hem üzülmeye hem de sinirlenmeye başlamış bulunuyorum...




Adı neden Failatün Failün bilmiyorum.. Öyle geldi içimden.. Eski edebi aruz vezinleri ismi oluverdi..


Bitti... 


&&&



back to top